Geçtiğimiz YGS sınavı 27 Mart 2011 de yapıldı. Çeşitli söylentiler ve şifreler konusunda herkes az çok bilgi sahibi olmuştur. Ancak bu kopya iddalarının belli bir kişi yada zümreye yöneltilmesi yerine kim ve ne amaçla yapıldığının bulunması bence daha önemli. Çünkü birileri hükümeti yıpratmak adına da kopya sızdırıp faturayı hükümete atmak için çabalamış olabilir.  Yeni Akit gazetesinin bi haberine göre de bi komplo kurulmuş olabilir. Ama gerçektende birileri sızdırmış olabilir. Cihat ŞENER hocamızın da bi röportajda çok fazla söylentiler var yorumunu yapması da baya düşündürücü geliyor insana. Ancak;

Ne olursa olsun teknolojik açıdan bi yaklaşım da var ki bu da “mod medyan” kelimesinin arama istatistiğidir. Google Adwords den bakarak istatistiği kendim inceledim. 20-26 Mart arasında bir arama artışı olmuş ve bu artış sadece istanbulda gerçekleşmiş. Buradan bunu görebiliriz.

Ancak bundan iki sonuç çıkar:

Birincisi Bu bir komplo ise bu koployu kuracak kişiler komploda kullandıkları mod medyan tekniğini sızdırdıkları kişilerle önceden planlamış olabilirler. Bu sızdırma karalama çamur amaçlı yapılmışsa bile ön hazırlık yapılması esnasında araştırılmış olabilir. Birde olayın merkez üssü Ankara değil, İstanbul. Buda ilginç bir veridir.

İkincisi ise bu bir kopyadır ki sadece mod medyan ifadesini birileri birilerine sızdırması yetmiştir. Bu araştırılıp sonuçlar bulunmuştur. Birde bu kopya iddası ise kopya çeken kişi bu yöntemle tüm soruları yapamamaktadır ve birincilik iddasında değildir. Belkide birçok şifre vardır söylenildiği gibi ve uymayanlar bu şekilde yeniden denenerek çözülmüş olabilir.

Bakalım sonuç nasıl olur. Umarım bilişim konusunda bilinçli savcı ve ekipler bu konuyu araştırıp gerçek suçluyu bulurlar. Aynı silahın kurşunuyla iki taraftanda insanların öldürülebildiği bu ülkede bişey yapılıyorsa kime zarar verdiğine ve kimin ekmeğine yağ sürdüğüne bakmak gerekir. Kimin menfaatine yapıldı dersek her zaman doğru sonucu bulamayız.